Anasayfa · ADANA · Asayiş
Eski eşi tarafından vurulan Dilan: "Serbest kalırsa beni öldürecek"
Haber görüntüleri: İhlas Haber Ajansı
Video şu an yüklenemedi. Biraz sonra yeniden deneyebilirsiniz.
Adana’da eski eşi tarafından tabancayla vurularak yaralanan Dilan Öztürk, mahkeme öncesi olayın yaşandığı yere giderek, o anları anlattı. Genç kadın, "Serbest kalması durumunda yarım kalan işi tamamlayarak beni öldüreceğini düşünüyorum. Benim tek amacım çocuklarımla birlikte huzur ve güven içinde yaşamak" dedi.
Biyolog Dilan Öztürk, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü öne sürdüğü iş adamı Ali K.’den 3 yıl önce boşandı. Öztürk, boşanmanın ardından tehditlerine maruz kaldığı eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Tehditlerin sona ermesi üzerine bu kararı uzatmayan Öztürk, geçtiğimiz 26 Mart’ta çocukları A.K. (5) ile Ş.K.’yi (7) okula götürmek için evden çıktı. Sabah saatlerinde eski eşini arayan Ali K., çocuklarıyla görüşmek istediğini söyledi.
Çocuklarının gözü önünde vuruldu
Bir süre sonra apartmandan çocuklarıyla çıkan Öztürk’ün önünü kesen Ali K., belinden çıkardığı tabancayla 10 el ateş ederek eski eşini bacaklarından yaraladı. Daha sonra otomobilini eski eşinin üzerine sürdüğü öne sürülen Ali K., çevredekilerin müdahalesi üzerine kaçtı. Olayın ardından Çukurova İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim olan Ali K., ifadesinde, "Çocuklarımın gözleri önünde kazayla oldu. Benim yaralama gibi bir düşüncem yoktu" dedi.
Tutuklandı
Sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Ali K., hakkında hazırlanan iddianame, Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Tabancayla yaraladığı iddiasıyla tutuklanan sanığın, ’boşandığı eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ’ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ ve ’silahla tehdit’ suçlarından 28 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına başlandı.
"Tetiğe kimin bastığını hatırlamıyorum"
Duruşmada konuşan Ali K., boşandığı eşiyle herhangi bir husumetin olmadığını söyleyerek, "Dilan, benim elime müdahale ederken tabanca ateş aldı. Tetiğe kimin bastığını hatırlamıyorum. Dilan’ın nasıl yaralandığını fark etmedim. Yaşadığım sinir krizi nedeniyle toprağa doğru iki el ateş ettim. Sonrasında aracıma binerek olay yerinden uzaklaştım. Tabancayı da araçtan dışarı attım. Dilan’a yönelik ’Senin kafana sıkacağım’ ifadesini kullanmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim" ifadelerini kullandı.
Dilan Öztürk ise bu beyanların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 12 Kasım’a erteledi.
"Bana, ‘Son duanı et, seni öldüreceğim’ dedi"
Duruşma öncesi Dilan Öztürk, saldırının gerçekleştirildiği alanda gazetecilere açıklamalarda bulundu. O anları anlatan genç kadın, "Olay günü çocuklarımı okula götürecektim. Sabah eski eşim beni aramıştı, çocuklarla telefonda konuşmak istedi. Bana, çocukları arkadaşımın okula bırakmasını istediğini söyledi. Ben de kabul etmedim ve kendim bırakacağımı söyledim. Sonrasında evden aşağı indim. Kendisi apartman girişinin sol tarafında bulunan boş kısma saklanmıştı. Ben çocuklarla çıktığımda arkamızdan gelerek ‘Selam’ dedi ve elini sol göğsüne götürerek silahını çıkardı. Ben çocuklarımı itekledim. Kendisiyle bir arbede yaşamadım. Çocuklarımı güvenli alanda tutmak istedim. Devamında kendisi ilk kurşunu sıktı. Çocuklarım çığlık atmaya başladı. Hemen arkasından diğer tarafa geçti ve diğer kurşunu sıktı. O sırada giriş katta yaşayan komşum kendisini siper etti. Şahsı itekleyerek karşıdaki duvara doğru dengesini bozdu. Silah tutukluk yapınca kendisi hızlıca doldur boşalt yaparak düzeltti ve silahı kafama doğrulttu. Bana, ‘Son duanı et, seni öldüreceğim’ dedi. Silahın tutukluk yapması, komşularımın ve çocuklarımın çığlık atması sonucu eylemini gerçekleştiremedi. İnsanlar yerde yattığım için beni sürükleyerek duvar kenarına çektiler ve arabasını üzerimize doğru bu sefer kırarak üstümüzden geçme suretinde bulundu. Bu zanlı sadece benim değil diğer insanların da canına kastetti" ifadelerini kullandı.
"Serbest kalırsa yarım kalan işini tamamlar"
Görülecek duruşmada adaletin yerini bulmasını istediğini kaydeden Öztürk, Ali K.’nin özgür kalması halinde kendisini öldüreceğini savunarak, "Benim adaletten beklentim, hakkın yerini bulması ve gerekenin yapılması. Hiç kimsenin benim gibi korkuyla yaşamak zorunda kalmasını istemiyorum. Her gün buraya gelip o eve girmek, çocuklarımla birlikte aynı psikolojiyi tekrar tekrar yaşamak hiç kolay değil. Hele ki bir anne olarak bunu yaşamak çok zor. Serbest kalması durumunda yarım kalan işi tamamlayarak beni öldüreceğini düşünüyorum. Benim tek amacım çocuklarımla birlikte huzur ve güven içinde yaşamak. Kimseyi zan altında bırakmak ya da herhangi bir kişiyi suçlamak istemiyorum. Sadece gereken cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.