Anasayfa · Ankara · Siyaset
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türk dünyasının dezenformasyonlara karşı direncini ve uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz"
Haber görüntüleri: İhlas Haber Ajansı
Video şu an yüklenemedi. Biraz sonra yeniden deneyebilirsiniz.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türk dünyasının dezenformasyonlara karşı direncini ve uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca, ‘Fikirden Diyaloğa, İleri’ temasıyla düzenlenen ‘Türk Dünyası Diyalog Forumu’ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın katılımıyla düzenlendi. Programın açış konuşmalarını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Türk dünyası, köklerinin asırlar öncesine uzanan müşterek medeniyetimizin mirasçısı kardeş halkların dil, tarih, kültür ve gönül bağlarıyla birbirine bağlı olduğu büyük bir ailedir" dedi.
"Dönem başkanlığını, ülkelerimizin istikrarı, kalkınması ve refahı için somut kazanımlara dönüştürme anlayışıyla yürüteceğiz"
Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Türk devletlerinin bağımsızlıklarına kavuşmasının, halklar arasındaki tarihi bağların devletlerarası ilişkilere de yansıdığını ifade eden Yılmaz, "Geride kalan 35 yılda ilişkilerimiz siyasi istişarelerden kültürel yakınlaşmaya, ekonomik ortaklıklara uzanan bir iş birliğiyle gelişmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı, bu tarihi yakınlığı kurumsal zemine taşıyan ve ortak geleceğimizi birlikte şekillendirmemize imkan veren temel platformumuzdur. Bugünkü Ankara Zirvesi’nde kardeş Azerbaycan’dan devralacağımız dönem başkanlığını, bugüne kadar oluşturduğumuz kurumsal birikimi ülkelerimizin istikrarı, kalkınması ve refahı için somut kazanımlara dönüştürme anlayışıyla yürüteceğiz" şeklinde konuştu.
"Siyasi istişarelerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz"
Yılmaz, savunma sanayiinden ekonomiye, eğitimden kültüre kadar pek çok alanda gerçekleştirecekleri çalışmalara yeni bir ivme kazandıracaklarını vurgulayarak "Siyasi istişarelerimizi güçlendirmeyi, ekonomik bütünleşmemizi ilerletmeyi, enerji ve ulaştırma bağlantılarımızı geliştirmeyi hedefliyoruz. Orta Koridorun çok boyutlu bağlantısallık oluşturmasından enerji tedarik sistemlerinin çeşitlendirilmesine, savunma sanayiinden bilim ve teknolojiye, kapsamlı bir gündemimiz var. Dijital dönüşüm, eğitim ve kültür alanlarındaki ortak çalışmalarımıza da yeni bir ivme kazandıracağız. Bu hedeflerin hayata geçirilmesi, hükümetlerimizin ve resmi kurumlarımızın yanı sıra parlamentolarımızın, üniversitelerimizin, düşünce kuruluşlarımızın, özel sektörün, medya ve sivil toplumun katkısını gerektiriyor" açıklamasında bulundu.
"Ülkelerin uluslararası alandaki etkisi kendi sesini dünyaya duyurma kabiliyetleriyle de şekillenmektedir"
Yılmaz, "Günümüzde ülkelerin uluslararası alandaki etkisi, ekonomik büyüklükleri ve askeri kapasitelerinin yanı sıra bilgi üretme, doğru bilgiyi yayma ve kendi sesini dünyaya duyurma kabiliyetleriyle de şekillenmektedir. Dijital iletişim imkanları bilgiye erişimi kolaylaştırırken dezenformasyon, manipülasyon ve yanıltıcı içerikler toplumlar arasındaki güveni ve uluslararası ilişkileri zedeleyebilmektedir. Devletler ve toplumlar olarak dezenformasyon ve manipülasyon konusunda çok uyanık olmak zorundayız. Bu tablo, Türk Dünyası’nın, ortak meseleleri kendi bakış açısıyla ele almasını ve doğru, güvenilir bilginin dolaşımını güçlendirmesini daha da önemli hale getirmektedir" diye konuştu.
"Türk dünyasının dezenformasyonlara karşı direncini ve uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz"
Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde; medya alanındaki iş birliklerini, Enformasyon ve Medyadan Sorumlu Bakanların düzenli toplantıları, Medya Koordinasyon Komitesi ve ilgili çalışma gruplarının aracılığıyla geliştirdiklerini belirten Yılmaz, "Kamu yayın kuruluşlarımız arasındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik düzenlemelerin yanı sıra, 2023 yılında Türk Haber Ajansı Birliği kurulmuştur. 2025 yılında Bakü’de düzenlenen Medya ve Enformasyon Bakanları Toplantısı’nda kabul edilen eylem planı da ortak çalışmalarımıza yeni bir çerçeve kazandırmıştır. Önümüzdeki dönemde bu mekanizmalardan daha etkin biçimde yararlanarak Türk dünyasının dezenformasyonlara karşı direncini ve uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
"34 harfli Ortak Türk Alfabesinin kullanımına ilişkin kılavuzun kabul edilmesi, dil ve kültür bağlarımızı daha da güçlendirecektir"
Ortak medeniyet birikiminin ve halklar arasındaki gönül bağlarının; kültür, sanat, eğitim, bilim ve gençlik alanlarındaki iş birliğinin temelini oluşturduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Bu anlayışla, TDT eşgüdümünde geliştirilen 34 harfli Ortak Türk Alfabesinin kullanımına ilişkin kılavuz ilkeler Haziran ayında Astana’da kabul edilmiştir. Söz konusu adım halklarımız arasındaki iletişimi kolaylaştıracak, dil ve kültür bağlarımızı daha da güçlendirecektir. Ortak tarihimizin gelecek nesillere aktarılması, edebiyatımızın ve sanatımızın Teşkilatlarımızca desteklenmesi, Türk Dünyası bilincinin güçlenmesine ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayacaktır" dedi.
"Bu fikir alışverişinin 2040 Vizyonu’ndaki hedeflere katkı sunmasını ve Teşkilatımızın ortak çalışma gündemini beslemesini temenni ediyorum"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda Türk Dünyası’nın asrı olacaktır’ sözüne hatırlatan Yılmaz, bu sözün Türk dünyasının ortak geleceği için olan büyük hedefi ifade ettiğini söyledi. Yılmaz, şunları kaydetti:
"Bu hedef, müşterek tarih ve kültürümüzden aldığımız gücü devletlerimiz arasında kalıcı iş birliğine, halklarımız için refaha dönüştürme sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi, bu sorumluluğu siyasi istişareden ekonomik bağlantısallığa, bilim ve teknolojiden kültür ve gençliğe uzanan ortak hedeflerle uzun vadeli bir çerçeveye kavuşturuyor. Forumda parlamenter diplomasiden enerji güvenliğine, stratejik iletişimden yapay zekaya uzanan başlıklarda yürütülen tartışmalar, Türk Asrı’nın hangi alanlarda ortak çaba gerektirdiğini somut biçimde belirleyecek. Bu fikir alışverişinin 2040 Vizyonu’ndaki hedeflere katkı sunmasını ve Teşkilatımızın ortak çalışma gündemini beslemesini temenni ediyorum."