Anasayfa · VAN · Çevre
Van’da 2026 yağışları sazlıkları kuraklıktan kurtardı
Haber görüntüleri: İhlas Haber Ajansı
Video şu an yüklenemedi. Biraz sonra yeniden deneyebilirsiniz.
Van Gölü Havzası’nda 2026 yılında etkili olan kar ve yağmur yağışları, son yıllarda kuraklık nedeniyle erken sararıp kuruyan sazlık alanların yeniden canlanmasını sağladı.
Türkiye’nin önemli sulak alanlarının başında gelen Van Gölü Havzası, zengin sazlık alanlarıyla çok sayıda kuş türüne ve farklı yaban hayvanlarına ev sahipliği yapıyor. Ancak son yıllarda kuraklık nedeniyle sazlıkların daha erken sararıp kuruması, bu alanları yangınlara karşı savunmasız hale getiriyordu. Sazlıklarda çıkan yangınlar, çok sayıda canlının yaşam alanını tehdit ederken ekosisteme de zarar veriyor.
2026 yılında ise kış dönemindeki kar yağışları ile ilkbahar ve sonbahar aylarında etkili olan yağışlar, sazlık alanların daha canlı kalmasına katkı sağladı. Önceki yıllarda kuraklık nedeniyle erken sararan sazlıkların bu yıl daha yeşil bir görünüm kazanmasıyla yangınlarda da azalma yaşandı. Sulak alanlardaki olumlu tablonun, bu bölgeleri barınma ve üreme alanı olarak kullanan kuşlar ile diğer yaban hayvanları açısından da önem taşıdığı belirtildi.
"Van Gölü Havzası sulak alan yönünden zengindir"
İHA muhabirine konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, sazlıkların yaban hayatının devamlılığı açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Sazlıkların özellikle kanatlı türler için barınma ve üreme alanı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Yaban hayatının olmazsa olmazı sulak alanlar, sulak alanların olmazsa olmazı da sazlıklardır. Van Gölü Havzası da sulak alan yönünden zengin olması nedeniyle sazlıklar açısından önemli bir yapıya sahiptir. Bu durum, yaban hayatı ekosistemini, ekolojik çeşitliliği ve tür zenginliğini ortaya koymaktadır. Burada yaban hayvanları, özellikle de kanatlı türler, üremelerini gerçekleştirerek sazlıkları bir nevi evleri olarak kullanmaktadır. Bu canlılar ya burada kalıcı olarak yaşamakta ya da göçmen türler olarak diğer bölgelere göç etmektedir" dedi.
"Her sazlık bir habitattır"
İlkbahar ve sonbahar mevsimlerinde yağışların yeterli düzeyde gerçekleşmesinin kuraklığın önüne geçtiğini hatırlatan Aslan, "Son yıllarda iklimlerde meydana gelen değişikliklere bağlı olarak yağışların ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde de düzenli ve yeterli şekilde gerçekleşmesi, bu yıl sazlıklardaki kuraklığın görülmemesini sağlamıştır. Bununla birlikte, sazlık yangınlarında geçen yıllara kıyasla azalma meydana gelmiştir. Bundan sonraki süreçte vatandaşların, çobanların ve doğayla ilgili faaliyetlerde bulunanların sazlık alanların kontrolsüz şekilde kullanılmasına engel olmaları ve bu alanları korumaları gerekmektedir. Her sazlık bir habitattır. Buralar; kuşlar, kurtlar ve ekosistemin devamlılığı için gerekli olan önemli yaşam alanlarından biridir" diye konuştu.
"Bize düşen görev sazlıkları kontrollü ve bilinçli bir şekilde kullanmak"
Bu yılki gözlemlerinde sazlıkların daha yeşil ve canlı bir görünüm kazandığını dile getiren Aslan, "Bu durum, gelecek yıl yaban hayatının canlılığı açısından da olumlu sonuçlar ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Yaban hayatında sulak alanlar, tabiatın rahimleri olarak bilinmektedir. Sulak alanlar ne kadar fazlaysa, rahim gibi görev yapan bu alanlar da o kadar fazla olmakta; hem biyolojik arıtma tesisi olarak insanlara hizmet etmekte hem de yaban hayvanlarına barınak sağlayarak ekolojik dengedeki çeşitliliği artırmaktadır. Bize düşen görev ise bu sazlıkları kontrollü ve bilinçli bir şekilde kullanarak gelecek nesillere aktarılmasını sağlamaktır" şeklinde konuştu.