Anasayfa · Ankara · Eğitim
Türk Eğitim-Sen’den MEB’e çağrı: "Hukuka aykırı OYSS Kılavuzunu gözden geçirin, öğretmenin yetkisini kısıtlamayın"
Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunarak, Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile çeliştiği ve öğretmenin yetkisinin kısıtlandığını savunduğu Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nun yeniden gözden geçirilmesini istedi.
Türk Eğitim-Sen tarafından Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’na ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, normlar hiyerarşisi ilkesine göre yönetmeliğin, kılavuzdan üstün olduğu hatırlatılarak, kılavuzun, yönetmeliği açıklamak ve uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla yayımlanacağı ve yönetmeliğe aykırı yükümlülükler getiremeyeceğine vurgu yapıldı. Ayrıca açıklamada, OYSS Uygulama Kılavuzu’na yapılan incelemenin ardından, alt düzenleme niteliğindeki kılavuzun bazı maddelerinin yönetmeliğin açık hükümleriyle hukuki anlamda çeliştiğine ilişkin tespitler yapıldığı ifade edildi.
Soru hazırlama yetkisinin kısıtlanması
Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği’nde okul geneli yazılı sınavların hazırlanmasına ilişkin olarak öğretmen ve okul zümrelerine tanınan yetki ve sorumlulukların, Kılavuz hükümleriyle daraltıldığının görüldüğü kaydedilen açıklamada, "Yönetmelik uyarınca okul geneli yazılı sınavlar yerel düzeyde zümre öğretmenlerinin takdirindedir. Kılavuz ile bu takdir yetkisi yüzde 20 oranına çekilerek merkezi sisteme bağlanmıştır. Bu şekilde sınav hazırlama yetkisi daraltılmıştır. Yönetmelik ile tanınan yetkilerin, alt düzenleme niteliğindeki Kılavuzla etkisizleştirilmesini doğru bulmuyoruz" ifadelerine yer verildi.
Sınav formatı ve yerel karar mekanizmalarının devre dışı bırakılması
Yeni kılavuzla ilgili bir diğer sorunun ise sınav formatı ve yerel karar mekanizmalarının devre dışı bırakılmasından kaynaklandığı belirtilen açıklamada, "Yönetmeliğe göre Bakanlığın ülke geneli ortak sınav yapmadığı durumlar için ortak sınav kararı alma yetkisi İlçe Millî Eğitim Müdürleri Kurulu’na, onların da karar almadığı durumlarda ise Okul Zümreleri’ne verir. Bu da eğitim süreçlerinin yerel ihtiyaçlar doğrultusunda yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak Kılavuzla birlikte Yönetmelik’in öngördüğü kademeli yetki devri bypass edilerek tüm süreç doğrudan merkezi yazılıma (OYSS) devredilmektedir" denildi.
Soru değiştirme ve müdahale sınırı
OYSS Uygulama Kılavuzu’nda, "Eğitim kurumu alan zümresi, soru havuzundan çekilen soruları gerekçelendirerek en fazla iki defa soru değiştirme yetkisine sahip olacaktır" hükmüne yer verildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Bu düzenleme, öğretmenlerin soru değiştirme yetkisini hem gerekçe şartına bağlarken, sınırlandırmaktadır. Öğretim sürecinin ve ölçme-değerlendirmenin asli sorumlusu olan alan öğretmeninin, sınıfın öğrenme düzeyine uymayan bir soruyu değiştirme hakkının gerekçeye bağlanması ve "en fazla iki defa" ile sınırlandırılması, öğretmenin mesleki takdir ve ölçme yetkisini mevzuata aykırı olarak kısıtlamaktadır. Bu tür sınırlamalar; okullar, öğrenciler arasındaki farklılıklar göz önüne alındığında ölçme ve değerlendirme süreçlerini olumsuz etkileyebilecektir" değerlendirmesinde bulunuldu.
E-Okul veri girişi ve ek idari yükümlülükler
OYSS Uygulama Kılavuzu’nun, e-Okul üzerinden yapılacak veri girişleri bakımından öğretmenlere ilave dijital ve idari yükümlülükler getirdiği vurgulanan açıklamada, "Oysa ilgili İlköğretim Kurumları ve Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliklerinde sınav sonuçlarının e-Okul sistemine toplam puan (ders notu) olarak işlenmesi esas alınırken; Kılavuz ile öğretmenlere mevzuatın üzerinde ilave bir dijital ve bürokrasi veri işleme yükümlülüğü getirilmektedir. Öğretmenlerin iş yükünü artıran, angaryaya dönüşen ve mesleki motivasyonlarını düşüren bu tür düzenlemelerden vazgeçilmelidir. Bu noktada OYSS Kılavuzu, okullarda ölçme ve değerlendirme standartlarını yükseltmeyi amaçlamakla birlikte, hukuki dayanak ve düzenlemelerin normlar hiyerarşisine uygunluğu bakımından Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile açık uyumsuzluklar içermektedir. Bu uyumsuzlukların idari işlemin iptali davasına konu olmasını önlemek amacıyla; Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği’nde gerekli değişiklikler yapılarak OYSS uygulamasının ve merkezî soru havuzunun kullanımının hukuki dayanağı yönetmelik düzeyinde açıkça düzenlenmelidir. Ayrıca, Kılavuz hükümleri, Yönetmelik’te zümrelere tanınan yetkiler ve öğretmenlerin mesleki takdir haklarıyla uyumlu hale getirilmeli; uygulama esasları bu yetkileri ve hakları sınırlandırmayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Eğitimde niteliği artırmak istiyorsak, "Ben yaptım, oldu" anlayışını bir kenara bırakmalı; hukuki altyapıdan yoksun kılavuzlara bel bağlamamalıyız. Öğretmenlerin mesleki özerkliğine saygı duyulmalı, hukuka uygun ve kapsayıcı düzenlemeler yapılmalıdır. Aynı zamanda okulların altyapıları güçlendirilmeli, bölgeler arasındaki imkân farklılıkları en aza indirilmeli, tüm öğrenciler eşit eğitim fırsatına sahip olması sağlanmalıdır" ifadeleri kullandıldı.
Açıklama, şöyle devam etti:
"Millî Eğitim Bakanlığını, Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile çelişen OYSS Uygulama Kılavuzu hükümlerini acilen gözden geçirmeye çağırıyoruz. Bölgesel ve bireysel farklılıkları dikkate alarak öğretmenlerin ve okul zümrelerinin sınav hazırlama yetkilerini sınırlandıran maddelerin revize edilmesini; Mevzuata ve pedagojik ilkelere uygun, süreç odaklı bir ölçme ve değerlendirme anlayışının benimsenmesini talep ediyoruz. Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi olarak, pedagojik ilkelere, hukuka ve ölçme-değerlendirme mevzuatına aykırı olduğunu değerlendirdiğimiz bu uygulamaların takipçisi olacağız ve idari/hukuki girişimlerde bulunacağız."